İsrail cezaevlerinde alıkonulan Filistinli kadınlar arasında uyuz salgınının yayılmakta olduğu, kadınların tıbbi bakım ve temel hijyen ürünlerine ulaşmalarının engellendiği açıklandı. Filistin Esirler Cemiyeti, Damir İnsan Hakları Vakfı ve Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti, 26 Ekim Filistin Ulusal Kadınlar Günü dolayısıyla yayımladıkları ortak açıklamayla İsrail hapishanelerinde tutulan kadın esirlerin koşullarını aktardı.
Açıklamaya göre, İsrail'in cezaevleri ile sorgu merkezlerinde en az 90 Filistinli kadın esir tutuluyor; bu kadınların 22'si, İsrail'in Filistinlileri haklarında suçlama bulunmadan ya da yargılama yapılmadan alıkoyabilmesine olanak tanıyan "idari tutukluluk" uygulamasına tabi bulunuyor. Filistinli kadın esirlerin örgütlü biçimde ve sistematik olarak uygulanan ihlallere maruz bırakıldığı belirtildi.
Gazze Şeridi'ne saldırıların başlamasıyla cezaevlerindeki şartlar ağırlaştı. Bunun yanında, İsrail'in Gazze Şeridi'ne 2023 yılında ağır saldırılar başlatmasının ardından İsrail cezaevlerinde esirlere yönelik uygulamaların arttığı ifade edildi. Kadın esirlere karşı işlenen ihlallerin yalnızca özgürlüklerinin ellerinden alınmasından ibaret olmadığı; kadınların aynı zamanda haklarından mahrum edildiği, işkenceye ve aşağılamaya uğradığı vurgulanarak, söz konusu ihlallerin insanca yaşam koşullarını yok ettiği ve insan onuruna zarar verdiği belirtildi.
Filistinli kadın esirlerin kayıt altına alınan anlatımlarına dayanılarak, cezaevlerindeki ihlaller arasında fiziksel ve psikolojik işkencenin, aç bırakmanın ve tedaviye ulaşılmasının engellenmesinin yer aldığı bildirildi. Ayrıca kadınların, bazı kadın gardiyanların gerçekleştirdiği belgelerle ortaya konulan çıplak arama ve taciz gibi saldırılarla birlikte tecavüz tehditlerine ve insan onurunu inciten hakaretlere de maruz bırakıldığı aktarıldı.
Uyuz salgını yayılmayı sürdürüyor. Gazze'ye yönelik saldırıların başlaması sonrasında Filistinli kadın esirlerin cezaevlerinde karşılaştığı şartların köklü bir değişim geçirdiği; ihlallerin çoğaldığı ve kötü muamele yöntemlerinin giderek ağırlaştığı ifade edildi. Filistinli kadınların hijyen ürünlerine ve ihtiyaç duydukları tedavilere erişemediği cezaevlerinde uyuz hastalığının yayılmakta olduğuna dikkat çekildi.
Ağır alıkonulma koşulları, uygun olmayan çevresel şartlar, kişisel hijyen ürünlerine ve tedaviye ulaşmanın engellenmesi sonucunda kadın tutuklular arasında yayılan uyuzun kaşıntıya, ağrıya, uyku ve hareket bozukluklarına neden olduğu belirtildi. Kadın tutuklulardan bazılarının uzuvlarında kasılmalar görüldüğü bildirildi.
Açıklamaya imza atan kuruluşlar, İsrail cezaevi idaresine "hastalığın yayıldığını inkar etmek ve gerekli tedaviyi sağlamayı reddetmekle" suçlamasını yöneltti. İnsan hakları örgütlerinin, Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Kudüs'te 810'dan fazla Filistinli kadının gözaltına alındığını belgelerle kayıt altına aldığı belirtilirken, Gazze Şeridi'nde alıkonulan kadınların sayısı konusunda kesin bir veri olmadığı ifade edildi.
Son gözaltına alınan kişinin bugün El Halil'de alıkonulan Merah ez-Zeakik isimli genç kadın olduğu aktarılırken, Gazze Şeridi'nden gözaltına alınan kadınların sayısına dair kesin verilerin mevcut olmadığı belirtildi.
