(ANKARA) - TİP Ankara İl Başkanı Fırat Çoban, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e yönelik protestoları nedeniyle tutuklanan iki üniversite öğrencisinin özgürlüğüne kavuşması çağrısında bulundu. Çoban, "Nehir ve Nevin, bu ülkeyi bugünkü hale sürükleyen karanlığı çok iyi tanıyan, o karanlığa karşı nasıl mücadele edilmesi gerektiğini bilen, ülkenin yüz akı olan iki gençtir" ifadelerini kullandı.
TİP Ankara İl Başkanlığı, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i protesto etmelerinin ardından tutuklanan üniversite öğrencileri Nehir Dizdar ile Nevin Tekin'in serbest bırakılması talebiyle Ankara Yüksel Caddesi'nde bir açıklama gerçekleştirdi. TİP Ankara İl Başkanı Fırat Çoban'ın okuduğu açıklamaya sivil toplum kuruluşları da destek sundu.
"BİR PANKART ASMALARI NEDENİYLE TUTUKLANDILAR" TİP
Ankara İl Başkanı Fırat Çoban, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Geçen yıl, yine tam bu günlerde, bu ülkenin hukuku çiğnenerek 20 arkadaşımız daha rehin tutulmuştu. Bir otelde, MESEM adıyla bu ülkenin yoksullarının ve çocuklarının kanını pazarlamak isteyenlere 'Dur' diye karşı çıktıkları için... Bu ülkenin yoksul çocuklarının ne canı ne kanı ne de emeği satılığa çıkarılabilir.
O gençler içeri girdiler, 20 günü aşkın süre rehin tutuldular, ardından çıktılar ve mücadelelerini sürdürdüler. MESEM'lerde her gün, her an öldürülen kardeşleri adına; bu ülkede ucuz iş gücü sayılan, bir kira bedelini bile karşılayamayacak duruma düşürülen sıra arkadaşları adına mücadeleden vazgeçmediler. Şimdi ise yine o gençlerin arasındaki Nevin ile mücadele arkadaşımız Nehir, iki gün önce bir pankart asmaları nedeniyle, adını söylemekten bile utanç duyduğum o kişiye ilişkin bir pankart asmaları nedeniyle tutuklandılar.
Bu ülkede, iktidarın yandaşları bir gecenin içinde hayalinizin bile alamayacağı büyüklükte paralar çaldı. Başta Fatma Betül Sayan Kaya olmak üzere bu kişiler, sıfırlarının sayısını bir defada yazamayacağınız kadar büyük tutardaki parayı ceplerine koydular. Emekli maaşınızın geçinmenize yetmediği, çocuğunuza cebine koyacak harçlık veremediğiniz, ev sahibiniz sizi çıkardığında taşınacak başka bir ev bile bulamadığınız bu ülkede, 144 bin ömür boyunca yaşayıp çalışsanız kazanamayacağınız parayı tek gecede ceplerine aktardılar.
Buna karşın o alçaklar sokaklarda dolaşmayı sürdürüyor. O hırsızlara, 'Çaldığınız parayı iade edin de bu meseleyi tatlıya bağlayalım' deniliyor. Oysa bu ülkenin haysiyetli bir iki genci ortaya çıkıp 'Bize bir gelecek yoksa sana da huzur olmayacak' dediği için bugün cezaevinde tutuluyor" diye konuştu.
"BİRLEŞMEZSEK ÖNÜMÜZDEKİ SANDIKTAN DA BAŞKA BİR SONUÇ ÇIKMAYACAK"
Hepimiz, karşımızda duran bu karanlığın kötülüğünün farkındayız ve hepimiz onu yaşıyoruz. Ancak görüşü ne olursa olsun bu ülkenin haysiyetli bütün emekçilerine bir çağrıda bulunmak istiyorum: Bizler bir araya gelmediğimiz takdirde; mahallelerimizde, okullarımızda ve iş yerlerimizde bu ülkeyi değiştirmek için buluşmadığımız takdirde, önümüze konulacak sandıktan da geçmiş sandıklardan çıkan sonuçtan farklı hiçbir sonuç çıkmayacak.
Bu nedenle Nehir ile Nevin'in yürüttüğü mücadele hepimize ders olmalı. Nehir de Nevin de ülkeyi bu duruma getiren karanlığı çok iyi tanıyan, ona karşı nasıl mücadele edeceğini bilen, bu ülkenin yüz akı olan iki gençtir. Her ikisiyle de gururlanıyor, onur duyuyoruz."



